ANKET
EĞİTİM KULİSİ
KÖŞE YAZILARI
KÜTÜPHANE RAFI
GÜNÜN SÖZÜ
GENEL EĞİTİM
OKUR HATTI
ÜNİVERSİTE HABERLERİ
Çocuk trene yalnız bineceğinden içinde inanılmaz heyecan, annesine kardeşlerine kavuşacağı için büyük bir mutlulukla sabahı zor etmişti. Sırtına aldığı küçük torbasıyla trene binmek için erkenden istasyona doğru yola koyulmuştu.İstasyona geldiğinde çok erkendi, kimse yoktu henüz trene binmek için bekleyen.Kırmızı şapkalı görevli seslendi çocuğa “Postaya mı bineceksin delikanlı” diye sorunca “evet” cevabını verdi çocuk. “Çok erken gelmişsin bekleme salonuna geç ama daha sobası yakılmadı dışarda üşürsün“dedi görevli.Çocuk çekinerek bekleme salonuna girdi. Etraftaki tren resimlerine bakarak zaman geçiriyordu ama saatin kaç olduğunu ve trenin ne zaman geleceğini de bilmiyor, sabırsızlanıyor kendi kendine oyunlar oynuyor,soğuktan üşüyen ellerini ağzına götürerek nefesiyle ısıtmaya çalışıyordu.Bekleme salonunun kapısı gıcırdayarak açıldı.İçeriye trene binmek için gelen yolcular girmeye başladı,gelenlerden biri salonun sobasını yakması için görevliye seslendi,görevli birkaç parça odun ve bir kürek kömürle gelerek söylene söylene sobayı yaktı.Çocuk görevlinin söylediği 1 saat rötarlı ne demek bilmiyordu, yalnız yolcuların hayıflanmalarından trenin geç geleceğini anlamıştı.Salonun köşesindeki küçük pencere açıldı, yolcular bilet almaya sıraya girdi.Küçük çocuk da sıraya girerek boyundan yüksekte olan pencereye “bir öğrenci” diye seslendi. Bilet veren görevli çocuğu görebilmek için ayağa kalkıp baktı, “Sana bilet yok, sen büyüyünce bilet alırsın.Şimdilik biletsiz bineceksin” dedi. Uzun bir bekleyişten sonra düdük sesinin duyulmasıyla yolcular salondan çıkmaya başladılar.Çocuk da dışarıya çıkmış, trenin geleceği yöne baktığında adı gibi kara olan treni, dumanlar ve buharlar saçarak geldiğini görmüş. Heyecanı daha da artmıştı.Tren gelip durduğunda yolcular oturacak yer bulmak için aceleyle trene bindiler.Çocuk, merdivenleri yüksek olduğu için trene binemiyor, ağlamaklı o kapıdan o kapıya koşuyordu.Sonunda kırmızı şapkalı görevli çocuğa yaklaştı, kolundan tutarak trene bindirdi.Kapısını kapadıktan sonra ağzındaki düdüğü öttürdü.Tren ilk istasyona geldiğinde yolcular homurdanarak inmeye başladılar.Uzun yol yolcuları dışında kimse kalmamıştı trende.Lokomotif arızalıydı ve çok bekleyeceği için yolcuların bir kısmı başka araçlarla gitmek için trenden inmişlerdi.Tren hareket ettiğinde hava kararmış kar da şiddetini artırmıştı.Tren tekrar durduğunda çocuk vagonun kapısını zorla açtı, elindeki küçük torbasını aşağı attıktan sonra kendi de aşağı atladı. Tren hareket edip gittiğinde etrafına bakındı, kimse yoktu.Kimse inmemişti trenden. Köyünü de sisten göremiyordu; ama biliyordu ki istasyonun tam karşısındaydı.Torbasını sırtına alarak boynun yarısına gelen karda köyüne doğru yola koyuldu.Her taraf bembeyazdı.Zamandan haberi yoktu, kardan başka birşey göremiyor, üşüyor ne yapacağını da bilmiyordu.Bir ara dikkatlice yürüdüğü yere baktı ayak izi olduğunu fark etti.Sevinçle takip etmeye başladı, bir süre sonra ayak izlerinin kendi ayak izleri olduğunu anladı, yorulmuştu ama üşürsen yorulursan sakın durma donarsın demişlerdi. Kaybolduğunu düşünerek ağlamaya başlayacağı anda köpek havlamalarını duydu uzaktan.Bu olsa olsa köydeki köpeklerin sesleri olabilirdi, seslerin geldiği yöne doğru yöneldi.Sis azalmış köyün ışıkları seçilir olmuştu ve yaklaştığı ev komşularının eviydi, ihtiyar ninesi de belki torunu gelir diye trenin düdük sesiyle yola çıkmıştı ve işte torunu karşısındaydı. Ninesi her zaman olduğu gibi davranmamış, torununun elinden tuttuğu gibi sürüklercesine komşunun evine sokmuştu torununa sarılıp öptükten sonra pencereye götürmüş.”Az daha geç kalsan sensiz kalacaktım” diye ağlayarak sürüyle geçen kurtları göstermişti. Bu yedi yaşındaki çocuğun ölümden ikinci kurtuluşuydu ve son da olmayacaktı….
Başının çaresine bakmaya başladığında henüz yedi yaşındaydı.Gitmesi gereken bir köyü, köyde bekleyen annesi kardeşleri ve ihtiyar ninesi vardı. Kışın en şiddetli olduğu günlerden biriydi, rüzgar karı savuruyor soğuktan çatılardan buz sarkıtları sallanıyordu. Bulunduğu şehirden öğleden sonra 2′de geçerdi kara tren.
Öğretmenler bu duruma çok sevinecek!
Günün gazete manşetlerini okumak için tıklayın. YASAL UYARI : Eğitim Gündemi'nde yer alan haberlerin büyük kısmı özgün olmakla birlikte alıntı olan haberlerde kaynak gösterilmektedir. Eğer telif hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız lütfen bizimle iletişime geçin. 24 saat içinde size geri dönüş yapılacak ve içerik güncellenecektir. 18 Şubat 2011 / Asil Ünlü
Güncel eğitim haberlerinin verildiği internet sitesinde rehberlik yazıları, kitap tavsiyeleri, ilginç yazılar da yer alıyor.