ANKET
EĞİTİM KULİSİ
KÖŞE YAZILARI
KÜTÜPHANE RAFI
GÜNÜN SÖZÜ
POPÜLER HABERLER
OKUR HATTI
FAYDALI İÇERİKLER
ÜNİVERSİTE HABERLERİ
Çocuklar ev dışında duydukları şeylerden veya internet dolayısıyla daha fazla bilgiye açıklar. Bu nedenle , ölümün bir gün mutlaka tadılacağı fikrini bilmelerine rağmen ; kendilerinden uzak bir yerde gerçekleşen bazı felaketlerin kendi başlarına gelebileceği ile ilgili kaygı duyar ve bu kaygıyı kontrol etmekte zorlanırlar. Oysa çocukların ne olursa olsun ihtiyaç duydukları en önemli şey, kendilerini güvende hissetmektir. Felaket zamanlarda çocuklar, yetişkinleri güçlü görmek ister. Bu güç daha sonra çocuklara sirayet eder. Gücün kaynağı ise yaratıcıya olan güven ve ona olan görevlerin yerine getirilmesi konusunda yapılan çalışmalardır. Hiçbir yetişkin gerçek güç kaynağının Allah olduğunu çocuğa izah etmedikçe sözleri havada kalır. Çocukların fıtratı geçici güç kaynaklarını anlamakta zorluk çeker, Allah’a izafe edilen güç-kuvvet algısı ise onları ilgi ile dinlemeye sevk eder. Sadece çocuklar değil yetişkinlerin çoğu, oluşan felaketleri “ bir önleyen” olmadığı konusunda sabit fikirlere kapıldıklarında öfkelenir, suçlu arar. Oysa deprem enkazı altında yüz saat yaşayan çocuk” hayatım gözlerimin önünden film gibi geçti, Allah’a sığındım ve yaşamam hayırlı ise yaşayayım, yoksa öleyim diye dua ettim” diye teslimiyet örneği verirken, toprak üstünde kalanlara da önemli mesajlar verdi. Bir başka yetişkin altmış iki saat toprak altında kaldığını, sonra birinin yanına gelip halini hatırını sorduğunu ve ondan ayaklarına baskı yapan beton yığınlarını kaldırmasını rica ettiğini, onun bu istediğini yerine getirdikten sonra kaybolduğunu anlatırken yine bizlere çok önemli mesajlar verdi. Ne kadar tedbir alırsak alalım felaketlerin olmaması adına , şu güzel vatanı durduk yere cehenneme çevirenler de kalacak taş toprak yığınlarının altında. Belki kurunun yanında yaş da yanacak ama, kötülüğe öncülük edenlerin varacağı hesap mekanında halleri nice olacak? Çocuklar ve gençler olayların yaşanan ibretlik yanlarından haberdar edilirse, yaşama daha gerçekçi bakış açısıyla bakabilme yetisi geliştireceklerdir. Gençler ve çocukların bazı felaketlerin bir gün kendi başlarına gelebileceği endişesiyle bazı korkular geliştirmeye başlaması belki de o kadar kötü değildir. Bir çok anne-babanın şikayeti olan “ rahata alışmış, sorumluluk duygusu geliştirememiş” evlatları için kendine çeki düzen verme zamanı gelmiştir belki. Olayları yaşayan ve onları seyredenler için alınacak ibretler ve yapılması gerekenler vardır. Oluşan toplumsal bilinç ile insanlar duygu dünyasında, bilinç altında şok değişimler yaşarlar. Sıradan hayatlarına çeki düzen verirler. Deprem kuşağında olan ülkemiz , insanları zorunlu olarak bir deprem planı oluşturmaya, bu plan doğrultusunda o an neler yapılabileceği konusunda düşünmeye sevkediyor. İşin sadece plan boyutu yok. Manevi boyutu da var. Sürekli felaket düşünüp felaketi çeken insan olmamak adına bilinç boyutunda çalışmalar yapılması gerekiyor. Felaket zamanlarında kontrolü elinde tutan, güvenilir, güçlü yetişkinler çocukları için bir sığınaktır ve psikolojileri bozulmadan kötü zamanı atlatmasına yardımcı olurlar. Beş şiddetinde bir deprem ile bulunduğum şehir sallanırken, çocuklarım koşarak odama geldi. Dışarı çıkmak istiyorlardı, yüzleri solmuştu. Tüm bina dışarı çıkmıştı. O an bildiğim tüm dualar adeta aklımdan silindi. Peşpeşe “ Bismillahirrahmanirrahim” okumaya başladım ve elimle sakin olmaları için çocuklarıma işaret yaparak okumaya devam ettim. Herkes dışarıda bağırıyor, arabalarına binip kaçıyorlardı. Eşim, çocuklarım ben peşpeşe okumaya devam ettik. Okudukça sakinleştik. Sarsıntı devam ederken biz sakindik. Bir dakika süren sarsıntı durduğunda, insanlar pijamalarıyla dışarıda beklemeye devam ettiler. Çocuklarımla deprem ile ilgili bir sohbet yaptık. Bu şoke haliyle anlaşılmayan veya “anlamamak istenen” bazı konuları gündemlerine almak zorunda kaldılar. Zira ani şoklar ile akıl birden devreden çıkıp, bilinç dışı davranışlar yaşanabiliyor. Bu durumlarda en önemlisi aklına ve duygularına sahip olmaktır. İnsanlar bağırıp çağırırken, aklıbaşında birkaç insanın yapacağı davranışlar diğerlerine örnek olabilir. Mutlu, rahat günlerinde Allah’ı anmayan, dar zamanında onun yardımını göremez. O’nun yardımını istiyorsak, emir ve yasaklarına uyalım. İster bilim insanı, ister sanatçı, yazar ne olursa olsun; kişi Allah yolunda olsun. Not : Köşe yazıları, yazarın kendi görüşlerini içermektedir. Yazarların yazılarını kendi sitenizde yayınlamak istiyorsanız lütfen link vererek yayınlayınız.
Ülkemiz önce terör,ardından deprem ile sarsılırken, insanların psikolojileri alt üst oldu. Neyi paylaşamıyoruz, neden felaketler üzerimizden eksik olmuyor? Belki bu soruların cevabını büyükler kendi içinde verir ve yapacakları içsel çalışmalar ile bunları aşabilir ama çocuklara bazı şeylerin izahı kolay olmayabiliyor.
6 Kasım 2011 / Nil Su
Güncel eğitim haberlerinin verildiği internet sitesinde rehberlik yazıları, kitap tavsiyeleri, ilginç yazılar da yer alıyor.